EREN ERDEM: KUDÜS FİLİSTİN’İN DİYORSUNUZ, ANLAŞMALARDA İSRAİL’E VERİYORSUNUZ  
07.12.2017
364
Yazı Boyutu: A- A+
EREN ERDEM: KUDÜS FİLİSTİN’İN DİYORSUNUZ, ANLAŞMALARDA İSRAİL’E VERİYORSUNUZ

TBMM de görüşülmekte olan torba yasa üzerinde gurubu adına söz alan CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem iktidarı popülizm yapmakla suçladı. Kudüs konusunda iktidarın öngörüsüz olduğu bir kez daha ortaya çıktığı ifade eden Erdem, "İsrail ile yapılan bütün anlaşmalarda neden Tel Aviv değil de Kudüs yazılmasına izin verildi" dedi.

Eren Erdem Meclis Genel Kurulunda yaptığı konuşmasında şu görüşlere yer verdi:

KUDÜS FİLİSTİNİN BAŞKENTİDİR

İktidar partisi genel başkanı diyor ki: "Kudüs’te Filistin’in Birleşmiş Miletler kararıyla tasdik olunmuş haklarını yok sayan her adım farklı dinlere mensup insanların bir arada yaşama idealine vurulmuş çok ağır bir darbedir. Bölgedeki huzur ve güvenliğin şartı gördüğümüz 1967 sınırlarında başkenti Kudüs olan egemen ve bağımsız Filistin devleti talebinden vazgeçilebilmesi asla mümkün değildir. Sayın Bakan, bu konuyla alakalı bir ihtilaf söz konusu mu, siz katılıyor musunuz? Yani "Kudüs’ün başkent olduğu egemen bir Filistin hususundan vazgeçmemiz mümkün değildir." diyor. Ben de aynı fikirdeyim, zannediyorum ki , AKP genel başkanı ile örtüştüğümüz, aynı fikirde olduğumuz ender konulardan birisidir.

NEDEN ANLAŞMALARDA KUDÜS?
Şimdi, çok açık bir soru soruyorum: Kudüs, siyasi iktidara göre Filistin’in başkentidir, Filistin’in başkenti olmalıdır. Ancak İsrail ile Türkiye arasında yapılan ikili anlaşmalar var, bu anlaşmalarda, usul açısından anlaşma tanzim edildiği zaman anlaşma metni içerisine nerede imzalanırsa imzalansın iki ülkenin başkentleri yazılır.
Mavi Marmara Anlaşması’na gelin beraber bakalım, bizim Dışişlerimiz İsrail’in başkenti olarak nereyi görüyormuş, beraber okuyalım: "Bu anlaşma, Ankara ve Kudüs’te 28 Haziran 2016 tarihinde her biri eşit derecede geçerli Türkçe, İbranice ve İngilizce dillerinde ikişer nüsha hâlinde akdedilmiştir." diyor.

İKTİDAR ÖNGÖRÜDEN YOKSUNDUR
Anlaşmalarda teamül gereği devletlerin başkenti addedilen yerlerin isimleri zikredilir. Uluslararası anlaşmalarda teamül böyledir. AKP İsrail’le yaptığı bütün anlaşmaları Tel-Aviv yerine Kudüs’te imzalamıştır, bu çelişki değil midir?. İktidara çok basit bir soru soruyorum: Neden Tel Aviv değil de Kudüs? Uluslararası anlaşmalarda başkentler yazılır, teamüller böyledir. Bu İktidar Tel Aviv yerine neden Kudüs yazıldığını bilemeyecek kadar ön görüden yoksundur.

KANAL İSTANBUL

Bugün Kanal İstanbul’un güzergâhı basında yer aldı, Kanal İstanbul’un gazetelerde yer alan güzergâhı, dört ay önce partimin bir Meclis üyesinden temin ettiğim, şu anda iktidara yakın müteahhitlerde dört aydır olan Master Plan’ın aynısıdır.Bu dört ay içerisinde ne oldu? Bu imar plan değişikliği yapılacağı belirlenmiş olan arazileri acaba hangi şirketler aldı, gelin bir araştıralım, gelin bir konuşalım. Kimler aldı? Nasıl bu master planlar ele geçirildi? Kimlere dağıtıldı? Kimler bu master planlar üzerinden trilyoner oldu, bunun açıklığa kavuşturulması gerekir.

REZA ZARRAB DAVASI
İktidarın Siyasi Populizm yaptığını iddia eden Erdem, bu siyasi popülizminizin en doruk yaptığı noktalardan bir tanesi de, bugün Türkiye’nin başına bela olan Reza Zarrab davasıdır, dedi.Bugün bizim ifademizle "taraflı yargı"nın casus olarak addettiği, ki ben casus olduğu fikrinde hemfikirim. Reza Zarrab’ın faaliyetleri casusluk faaliyeti kapsamına girer. 2005 yılında İktidar Partisi Genel Başkanı Amerika’ya yolculuk yapıyor, diyor ki, "Talihsizlik CHP’nin Amerikan karşıtı olması.""Erdoğan ABD’ye uçarken anti Amerikancılığa karşı net tavır aldı." Kendi beyanı. "Bu CHP var ya, bu CHP, bunlar anti Amerikancı. Ey Amerika, bunların anti Amerikancılığına asla şey yapmayın, biz sizinle daha yakın olacağız" demiş yıl 2005. Bu gün kendisi Amerikan karşıtı oldu.

A HABER SUSTURULAMAZ! CUMHURİYET, SÖZCÜ, BİRGÜN SUSTURULUR
Genel Başkanımızın o dönem söylediği önemli bir şey vardı dedi ki: "Oldu olacak Reza Zarrab’ın heykelini dikin."Bütün havuz gazeteleri döküldüler üstüne ve Reza Zarrab dava açtı. Dava açınca, sanki dersin ki böyle millî bir kahraman içimizdeki İrlandalıya dava açmış da öyle tepesinden aşağı vurmaya başladılar. Sizin bugün desteklediğiniz, hatta iki gündür sosyal medyada bol bol "tweet" atıp, ekranına çıkıp destek mesajı verdiğiniz "A Haber susturulamaz." "hashtag"i altında... Hatta ne kadar enteresan yani "A Haber susturulamaz." Elbette susturulamaz çünkü iktidar tarafından desteklenmektedir. İktidarın desteklediği bir televizyon susturulabilir mi yani? Mümkün mü? Ancak kim susturulur Türkiye’de? Cumhuriyet gazetesi susturulur, Sözcü susturulur, Birgün susturulur. İktidar tarafından desteklenmektedir, iktidarın talimatıyla kurulan havuzlardan desteklenmektedir, dolayısıyla A Haber tabii ki susturulamaz, mümkün değil, hiçbir şekilde böyle bir ihtimal söz konusu değil. Elbette susturulmayacak, yalanlarına, iftiralarına devam edecek ,Çünkü sizin en güçlü silahınız bu mecralardır, bu mecraların ürettiği iftiralarla ancak siyasi varlığınızı sürdürürsünüz.

ELİNİZİ KIRAN MI VARDI!
Bakınız, sizin gazetelerinizden biri. Babek Zencani ne diyor? "Ben bütün çalışmalarımı Erdoğan’a güvenerek yaptım." diyor. Kim yayınlamış? Sabah gazetesi yayınlamış. Kimdir Sabah gazetesi? Sizin gazeteniz. Sizin tarafınızda finanse edilen bir yayın organı.
Aynı şekilde, sizin bir gazeteniz Reza Zarrab’la ilişkili olan bakanları aklamış, Reza Zarrab’ı da hayırsever addetmiş. Kimin gazetesi bu? Sizin gazeteniz. Şu anda yapmanız gereken çıkacaksınız, diyeceksiniz ki: "Biz yanlış yaptık." Diyorsunuz ki: "Efendim, Reza Zarrab’ı FETÖ’cü hâkimler yargılıyordu." eliniz mi kırılırdı, FETÖ’cü olmayana verseydiniz. HSYK kontrolünüzdeydi, alsaydınız FETÖ’cünün elinden, verseydiniz FETÖ’cü olmayanın eline. Bunu yapsaydınız kim size ne diyecekti? Siz ne yaptınız? FETÖ’cü olmayana vermek yerine dosyayı baştan aşağı kapattınız. Geldiğimiz noktada yaşanan her şeyin sorumlusu İktidarınızdır, çünkü siz kapattınız, siz bu aşamaya getirdiniz

CHPnet

SİTELERİ