TANRIKULU: MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİNİN YAŞADIĞI SORUNLARI TBMM GÜNDEMİNE TAŞIDI  
18.05.2017
1932
Yazı Boyutu: A- A+

TANRIKULU: MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİNİN YAŞADIĞI SORUNLARI TBMM GÜNDEMİNE TAŞIDI

Tarım işçilerinde ölü doğumların ülke ortalamasının beş kat üstünde olması, işçilerin yüzde 36.1’lik oranla en çok solunum sistemi, yüzde 12.3’lük oranda da kas-iskelet sistemi hastalıklarına yakalanması, denetimsiz çalışma şartları göz önüne alındığında şaşırtıcı değildir!

Ancak mevsimlik tarım işçileri köle de değildir! Ortaçağ’ı anımsatan bu koşullara son verilmesi, mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarının süratle ele alınarak çözülmesi gerekmektedir.

Mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunların sebeplerinin araştırılarak bu sorunların önlenmesi için alınacak tedbirlerin tespiti amacıyla Meclis Araştırması açılması elzemdir.

CHP İstanbul Milletvekili M.Sezgin Tanrıkulu tarafından Meclis Araştırması açılması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verilen Meclis Araştırma önergesi şöyle;

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunların sebeplerinin araştırılarak bu sorunların önlenmesi için alınacak tedbirlerin tespiti amacıyla Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereği, Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz. 

Dr. M. Sezgin TANRIKULU

İstanbul Milletvekili

 

GEREKÇE:

Türkiye’de mevsimlik tarım işçileri açısından yaşam, çok zor koşullar altında devam etmektedir. Her yıl, hasat mevsimine yakın zamanlarda, kamyon kasalarında taşınan, beslenme ve barınma koşulları sağlanamayan sağlık ve emeklilik güvencesinden yoksun, sosyal hakları olmayan vatandaşlarımız düşük ücretler karşılığında uzun saatler çalışmaktadır.

Özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerinden gelen mevsimlik tarım işçilerinin temeldeki sorunları yaşadıkları bölgede geçimlerini sağlayabilecekleri, üretim yapabilecekleri bir iş alanlarının olmamasıdır. Bu nedenle yılın belli dönemlerinde, ortalama dört ay süre ile yaşadıkları yerden ayrılarak daha çok Ege, Çukurova ve Karadeniz Bölgesi’nde çalışmaktadırlar. Bu süre zarfında kazandıkları para onların bir yıl boyunca geçimlerini sağlayacakları paradır. Barınma koşulları yetersiz olup, çadırlarda ya da barınaklarda kalan bu işçiler, temiz içme ve kullanma suyuna da sahip değildir. Bu sağlıksız ortam ve koşullar, anne babaları ile birlikte gelen çocuklar için de tehlike oluşturmaktadır. Uygun altyapı koşulları olmayan yerlere kurulduğu için yaygın olarak salgın hastalıklara rastlanılmaktadır. Bu hastalıklar, beslenmeleri de yetersiz olan çocukları daha fazla etkilemektedir.

Uzun vadede bulundukları yerlerde iş ve üretim olanaklarının yaratılması, kısa vadede ise; sosyal güvenceleri sağlanarak sağlık ve emeklilik gibi özlük haklarını içeren düzenlemeler yapılmalıdır. Çalışma ve barınma koşulları iyileştirilmelidir. Çalışma saatleri düzenlenmeli, ücretleri arttırılmalı, çalıştıkları yerlerde barınmalarına olanak sağlayacak sosyal tesis ve yurtlar yapılmalıdır. Beslenmeleri konusunda desteklenmeleri gerekmektedir. Temiz içme ve kullanma suyuna rahatça ulaşabilmeleri gerekmektedir. Bu sayede salgın hastalıkların önü alınmış olacaktır. Aileleri ile birlikte geldikleri yerlerde, çocuklar için eğitim verilebilecek birimlerin oluşturulması gerekmektedir. Böylelikle, mevsimlik tarım işçilerinin çocukları açısından ortaya çıkan eğitimdeki eşitsizlik belli bir oranda giderilmiş olacaktır.

2012 yılında BM Nüfus Fonu ve Harran Üniversitesi işbirliğiyle hazırlanan raporun verilerine göre mevsimlik tarım işçilerinin en çok tükettikleri besin maddeleri yüzde 9.8 et ve ürünleri, yüzde 29.1 süt ve ürünleri, yüzde 86.2 ekmek ve çaydır!

Tarım işçilerinin yüzde 99,9’u kendi memleketlerindeki evlerinde iyileştirilmiş içme suyuna ulaşabilirken, bu oran çalıştıkları yerlerde yüzde 33’e düşüyor. Kentlerde yatak odası başına 1,9 kişi düşerken, tarım işçi ailelerde 4,1 kişi düşüyor.

Uzun yaz günlerinde kavurucu güneş altında çalışmak durumunda kalan işçilerin temiz suya, sağlık hizmetlerine erişememeleri, çocukların bakımını yapabilecekleri herhangi bir ortama sahip olmayışları, tuvalet-banyo sorunu mevsimlik işçilerin yaşamlarını daha da korkunç boyutlara ulaştırmaktadır. Ayrıca işçilerin yüzde 70’inin tarlada ilaçlama yaparken maske takmadığını, yüzde 90’ı tulum/ilaçlama kıyafeti giymediğini biliyoruz. Bunun yaratacağı sağlık sorunları gözardı edilemez!

Tarım işçilerinde ölü doğumların ülke ortalamasının beş kat üstünde olması, işçilerin yüzde 36.1’lik oranla en çok solunum sistemi, yüzde 12.3’lük oranda da kas-iskelet sistemi hastalıklarına yakalanması, denetimsiz çalışma şartları göz önüne alındığında şaşırtıcı değildir!

Ancak mevsimlik tarım işçileri köle de değildir! Ortaçağ’ı anımsatan bu koşullara son verilmesi, mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarının süratle ele alınarak çözülmesi gerekmektedir.

Mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunların sebeplerinin araştırılarak bu sorunların önlenmesi için alınacak tedbirlerin tespiti amacıyla Meclis Araştırması açılması elzemdir.

 

 

 

CHPnet

SİTELERİ